|
Perakende
sektöründe bugüne kadar gerçekleştirilmiş en kapsamlı ve de 'gerçekten
işleyen' B2B projesi olarak nitelendirebileceğimiz Migros'un mal verenleriyle
arasında kurduğu elektronik köprüyü; b2b.migros.com.tr'yi bu hafta sizler
için masaya yatırdık.
Migros Otomasyon Müdürü Cihan Deniz Esassolak ve Obase Yönetim Kurulu üyesi
Bülent Dal başta olmak üzere projeyi gerçekleştiren ekip ile aynı masa
etrafında oturup projeyi ayrıntılı olarak konuşma fırsatı bulduk.
B2B'nin tüm firmalar için bir noktadan sonra ihtiyaç haline geldiğini
söyleyen Migros Otomasyon Müdürü Cihan Deniz Esassolak yapılan işlemlerin
sayısının artmasıyla birlikte bilginin paylaşılmasının gerekli hale geldiğini
söylüyor. Bilginin gerçek anlamda müşteri ve mal verenle paylaşılmasının
işleri inanılmaz kolaylaştırdığını söyleyen Esassolak Migros'un bunu 90'lı
yıllarından başından beri gerçekleştirmeyi amaçladığını anlatıyor. Fakat o
yıllarda hem dünyadaki mevcut teknolojiler hem de Migros tarafından
kullanılan teknolojiler buna pek olanak vermemiş. Yabancı firmalarla yapılan
görüşmeler de daha çok fatura değiş tokuş sistemleri ile sınırlı kalmış. Ta
ki 2000 senesine kadar. Geçtiğimiz sene başında faturadan öte bilginin
paylaşılması gündeme gelmeye başlamış. Esassolak "Satışımızı, stokumuzu,
cari hesabımızı, yani ilgili bilgiyi ilgili firma ile paylaşma fikri öne
çıkmaya başladı. Günümüz teknolojisinin geldiği nokta da buna imkan
tanıyordu. Mal verenlerden büyük ilgi geldi ve geçtiğimiz senenin Mart ayında
çalışmalarımız başladı" diyor.
"B2B bir felsefedir. Böyle ele alırsanız ancak başarıya
ulaşabilirsiniz."
Projeye başlarken bir yandan da düşüncenin oturtulabilmesi için Adana,
Antalya, İzmir, Ankara ve İstanbul'da bulunan mağaza ve bölge müdürleri ile
birlikte toplantılar düzenlenmiş. Daha sonra Migros bünyesinde cirosal
ağırlığı büyük olan mal verenlerle görüşülmeye geçilmiş. Bu çerçevede bir ay
gibi kısa bir sürede yaklaşık 50 büyük mal veren firma ile görüşülmüş. Bu
esna da henüz donanım ve yazılımların adını bile anılmamış.
Öncelikle otomasyon sisteminin tüm mağaza, bölge, şube depoları için homojen
olarak dağılmasına çalıştıklarını ve sistem bütünlüğünün Temmuz ayına kadar
sağlandığını belirten Esassolak bir yandan da yazılımcı firma seçimi
arayışına girdiklerini belirtiyor. "Bu çerçevede dünya çapında isim
yapmış yabancı firmalar ve deneyimli yerli firmalar ile görüştük. İnternet
üzerinde çalışacak bir proje olduğu için yeni teknolojilerin kullanılması
gerekiyordu. XML kullanılsın ve güvenlik tam olarak sağlansın istedik. Fakat
paket program ve yapıları tercih ederek kendimizi kalıplara sokmadık"
diyen Esassolak, "Sonuçta Obase firmasını seçtik. Hem 95 senesinden beri
onlarla çalışıyor olmamız hem de projenin yaşayan bir proje olması nedeniyle
kendilerinden hiçbir firmanın veremeyeceği desteği alacağımızı iyi
biliyorduk" diyor. Ağ ve İnternet teknolojileri altyapısı konusunda da
Koç.net'i seçtiklerini, nedenlerinin ise yine benzer olduğunu belirten
Esassolak 2000 Temmuz ayında her iki firma ile sözleşmelerin imzalandığını ve
projeye başlandığını söylüyor.
Kasım 2000'de ise gerçek uygulamaya geçilmiş. Yaklaşık 5 ay gibi kısa bir
sürede projenin donanım, yazılım ve İnternet ayakları bitirilmiş. Pilot
uygulamalar da bu süreye kadar yapılmış. Kasım 2000'de proje hayata
geçtiğinde zaten 10 tane firma sistemi kullanıyor durumdaymış. Bugün bu sayı
100 firmaya ulaşmış duruma ve her geçen gün artıyor. Geçtiğimiz haftalarda
yapılan basın toplantısının ardından mal verenler kendileri Migros'u arayarak
sisteme girmek istediklerini söylemeye başlamışlar. Şu anda Migros'un
birlikte çalıştığı 5000'e yakın firma var. Bunların içerisinde bilgisayarla
henüz tanışmamış ekmekçi ve turşucular da var. Ayrıca bölgelerdeki mağazalar
farklı yerel küçük firmalarla da çalışabiliyorlar. Bu kadar çok ve farklı
yapıdaki firmaya ulaşmanın zaman alabileceğini bildiklerini söyleyen
Esassolak bu nedenle basını kullandıklarını ve sistemin faydalarını duyurmaya
çalıştıklarını belirtiyor. Talebin karşıdan, yani mal verenlerinden
gelmesinin işleri çok daha hızlandıracağını ve kolaylaştıracağını söylüyor.
Bu sistemin oturması ile birlikte şu anda telefon ve faks ile yürütülen
süreçlerin çok daha sağlıklı bir şekilde dijital ortama aktarılabileceğini
belirten Esassolak "Migros'un tüm Türkiye çapında yayılmış mal veren
firmalarla yaptığı görüşmeleri hesaba katacak olursak, Migros bu sistemle
senede en az 400 bin dolar tasarruf elde edecektir. Hata oranlarının azalması
ve çok daha güncel bilgiye detaylı ulaşım, stokların optimizasyonu, dağıtımın
planlaması gibi özellikleri ise diğer projenin diğer önemli artıları"
diyor.
Migros tarafında neler oluyor
Migros'u senede 150 milyon müşterinin ziyaret ettiğini ve her birinin sadece
10 tane işlem yaptığı düşünülse bile senede 1.5 milyar işlemin ortaya
çıktığını söyleyen Esassolak bu bilgilerin kurdukları veri ambarında
kullanıldığını söylüyor. Veri ambarında bilgilerin saklanabilmesi için öncelikle
sağlıklı olarak bilgilerin toplanabilmesi gerektiğini söyleyen Esassolak
"Öncelikle sağlam bir bilgisayar ağınızın olması gerekiyor, ardından tam
anlamıyla otomasyona geçmiş iş süreçlerinizin olması ve bu otomasyon
sonucunda elde ettiğiniz verilerin bir merkezde toparlanıp en iyi şekilde
değerlendirilmesi gerekiyor. İşte Migros otomasyon ekibinin özverili
çalışmaları ile gerçekleştirdiği sistemlerin bugün meyvelerini topluyor. B2B
projemiz bunun son basamağı. B2B yapmak için önce paylaşacak bir şeylerinizin
olması gerekiyor" diyor.
Hedefler Büyük
Uzun vadeli, fakat talep olursa kısa vadeli de olabilecek hedeflerinin bu
altyapının başka firmalara da açılması olduğunu söyleyen Esassolak "
Artık içimize kapalı çalışmayacağız. Dışarıya açılıyoruz. Altyapı teknolojik
olarak hazır. Sistemimiz birden fazla alıcı ve satıcıyı destekliyor. Eğer
Migros dışında bir firma alıcı olarak sisteme girmek isterse buna imkan
tanıyacağız. İlerisi için bu platformu bu şekilde kullanıma açmayı
istiyoruz" diyor.
Bunun yanında bugüne kadar edindikleri bilgi birikimini de paylaşmayı
istediklerini söyleyen Esassolak "Onlara birlikte çalıştığımız
firmalarla gidip hem gerekli olan teknolojiyi hem de bilgi birikimimizi
sunmayı düşünüyoruz. Bu yöndeki talebin de sadece perakende sektöründen
değil, ilaç, otomotiv dahil birçok sektörden gelebileceğini düşünüyoruz"
diyor.
Migros Merkez Otomasyon Müdürü Kerim Tatlıcı asıl sorunun teknolojik
altyapıyı kurmaktan çok o bilincin verilmesi konusunda yaşadıklarını
söylüyor. İnsanların bu çalışmaya inanmasını, adapte olmasını ve kullanmasını
sağlamanın teknolojik altyapıyı kurmaktan daha yorucu olduğunu belirtiyor.
Projenin Farklılıkları
Obase Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Dal Migros B2B projesinin farklılıklarına
dikkat çekerek şunları söylüyor: "Burada Migros tüm iş süreçlerini
dijital platforma taşıyor. Bu da onu Türkiye'deki ve dünyadaki uygulamalardan
ayırıyor. Siparişler dijital ortamda verilebilir fakat eğer siparişlerin
hazırlanması veya stokların kontrolü otomasyona geçirilmemişse bunun çok bir
anlamı yok".
Sistemde mal veren firma İnternet'ten kullanıcı adı ve şifresi bağlandığında
bir gün önceki stok miktarlarını görebiliyor. Henüz anlık stok miktarları
görmek bir hayal. Esassolak anlık olarak stok takibinin olanaklı fakat çok
maliyetli bir proje olduğunu bugün için bir gün önceki stok miktarlarının ve
ortalama satış rakamlarının görülebiliyor olmanın bile çok büyük avantajlar
sağladığını söylüyor. Mağazanın girdiği siparişler ise karşı tarafta üç beş
dakika içinde görüntülenebiliyor. Sistem bugünkü haliyle de oldukça hızlı,
güvenilir, detaylı ve de kullanışlı bilgi sunuyor.
Migros Şef Sistem Analisti Aydın Parmaksız faturalama konusunda da
mevzuatların izin verdiği ölçüde otomasyona geçtiklerini belirtiyor. Daha
önceleri mal verenlerin kestikleri faturaları sisteme giren 50 kadar eleman
varken, bugün özel bir formatta gönderilen fatura bilgileri sisteme otomatik
olarak giriliyor. Fakat yasal olarak evrakın yine merkeze gelmesi gerekiyor.
Yine sistemden Migros'un kendilerine o hafta ne kadar ödeme yapacağını da
görebiliyorlar. Kısacası cari hesaplarını elektronik ortamda takip
edebiliyorlar.
Obase E-iş Takım Lideri Ozan Tercan XML'in bu projede kullanılmasının temel
faydasının ana sistemde kullanılan verilerin her bir ayrı sistem için tekrar yazılması
gerekliliğinin ortadan kalkması olduğunu söylüyor. "Basit xxl dosyaları
yazarak istediğiniz formata dönüştürebiliyorsunuz" diyen Tercan "Bu
projede XML kullandık. Çünkü çok sayıda tedarikçi dolayısıyla farklı
sistemler söz konusuydu. Oluşturduğumuz sistem sayesinde firmalar yeni bir
yazılım kullanmaya gerek kalmadan verileri kendi iç sistemlerine entegre
edebiliyorlar" diyor.
Obase Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Dal kurulan sistemde artık herkesin aynı
dili konuştuğunu benzer grafiksel arayüzlerin tüm tedarikçi bileşenleri için
aynı şeyleri anlattığına dikkat çekiyor. Dal ayrıca yetkili herkesin istediği
yerden sisteme ulaşabilmesi ve gerektiğinde cep telefonuna ya da faksına
otomatik mesajların gönderilebileceği böyle bir sistemin altyapısını distribütörü
oldukları Microstrategy firmasının araçlarını kullanarak
gerçekleştirdiklerini belirtiyorlar. Şu anda e-posta ile mal verene istediği
içerikte bilgiyi istedikleri formatta raporlar halinde alabiliyor. Çok
yakında cep telefonuna mesaj gönderilerek örneğin mağazalarda mal azaldığında
uyarı mesajı gönderilebilecek.
|